Şarkışla yöresinde Kızyandı ve Kızoğlan olarak bilinen bir efsaneni beş farklı versiyonu ele alınarak karşılaştırılacaktır. Bunlardan üç tanesi aynen derlendiği şekliyle aktarılacak diğer ikisi uzun oldukları için özet olarak verilecektir. 

 

1. Versiyon:

"Kız-Oğlan Taşı" ya da "Kız-Oğlan Mezarı" Efsanesi

(Sivas/Şarkışla-Cemel köyü)

 

Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Cemel köyünde “Kız-Oğlan Taşı” ya da “Kız-Oğlan Mezarı” denilen bir yer vardır. Halk, buranın oluşumuyla ilgili şöyle bir efsaneyi anlatmaktadır.

Cemel köyünde yaşayan zengin bir ailenin Elif isminde bir kızı vardır. Durumu iyi olmayan bir delikanlı Elif’le evlenmek ister. Başta Elif’in annesi olmak üzere babası, ağabeyleri ve diğer akrabaları buna karşı çıkar. Kızın peşini bırakmayan delikanlı, her gün pencerenin altına gelir. Zamanla birbirlerine âşık olan iki genç, aileleri ikna olmadığı için kaçmaya karar verirler. Onlar kaçarken durumu anlayan aile büyükleri peşlerine düşer. Tam yakalanacakları sırada kız “Allah'ım bizi taş et!” diye dua eder ve iki genç orada taş kesilir.

Efsaneye konu olan bu taşlar, Cemel köyünün hemen girişinde, yol kenarındadır. Günümüzde belediyenin yol genişletme çalışmaları sırasında çok hasar gören bu taşlara halk, kendince bir çözüm bulmuş ve tahrip olan taşların arka tarafını toprakla kapatarak mezar görünümü vermiştir.

 

Derleyen: Mine ŞENSES 

Derleme tarihi: 2006 

Kaynak kişi: İbrahim SELVİ

Mesleği: Şarkışla'daki Kahraman Köseoğlu İlköğretim Okulu'nda Türkçe öğretmeni 

Doğum yılı ve yeri: Sivas/Kangal

Kaynak kişinin efsaneyi kimden öğrendiği: Dedesinden.

 

Alıntı: Türkiye’de 2006 Yılında YAŞAYAN TAŞ KESİLME EFSANELERİ - Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (THBMER) Yayınları - No: 11, Yıl: 2007, Sayfa: 60

***

2. Versiyon:

Kızoğlan Mezarı

 

Bu efsane uyarlama yapılarak, aslında gerçek bir olayı anlatan "Bedir Türküsü" içinde yer alan öykü ile birleştirilerek farklı bir anlatıma kavuşturulmuş ve kimliği tespit edilemeyen bir araştırmacı tarafından kayıtlara geçirilmiştir. Ancak efsane bu yeni biçiminde büyük oranda orijinalinde anlatılan konudan farklılaştırılmış durumdadır. Yalnızca ekinlerin arasında yanma olayı ortak bir motif olarak görünmektedir. Üstelik Bedir Türküsü’ne konu olan gerçek olayda aşıkların birlikte veya her hangi birinin tek başına ölümü ya da öldürülmesi kesinlikle gerçeği yansıtmayan bir durumdur. Yaşamış olan gerçek kişilerin hayat hikayeleri bilinmekte olup böyle bir şekilde sonuçlanmamıştır. Buna karşın türkünün içinde geçen "kız yandığın yere kadar ben de gittim" dizesinin bu tür bir kurguya zorlama da olsa imkan verdiği söylenebilir.

Bu anlatı şu şekildedir:

Eski zamanlarda Şarkışla’nın varlıklı ailelerinden birinin, Bedir adında güzeller güzeli bir kızı varmış. Bir delikanlı Bedir’i istemiş. Ancak Bedir’in annesi Gürcü Hanım, kızını vermemiş. Delikanlı yine de Bedir’le konuşup görüşmek istemiş. Bedir delikanlıyı çok sevmesine rağmen, gören duyan olur diye, cevap verememiş.

Bir zaman sonra Bedir çeşmeye giderken, delikanlı kızı atının terkisine atıp kaçırmış. Bedir’in akrabaları kızlarını kaçıran delikanlıyı yakalamak için peşine düşmüş. Bedir ve sevgilisi yakalanmamak için ekin yığınlarının arasına gizlenmiş. Aramalara rağmen kimseyi bulamayan Bedir’in akrabaları ekin yığınlarını ateşe vermiş. Dışarı çıkamayan âşıklar ekin yığınının arasında can vermiş. Babası kızının yanmış cesediyle karşılaşınca pişman olmuş. Vicdan azabıyla, hatıralarına mezar yaptırmış. O günden sonra halk oraya, Kız-Oğlan Mezarı demiş.

Açıklama: Kutlu Özen'in Sivas Efsaneleri adlı kitabının 256-257. sayfalarında yer alan bu yazının sonundaki 436 numaralı dipnot ile Emin Kuzucular'a ait olduğu belirtilmiş olsa da benzer isimli (Kız Oğlan Masalı) bu anlatıdaki içerik kesinlikle çok farklıdır. Yani kendisine ait bahsi geçen derleme yukarıdaki iki versiyondan tamamen değişiktir. Büyük olasılıkla eser yayına hazırlanırken isim benzerliği nedeniyle bir karışıklık meydana gelmiş olduğu fikrine ulaşılabilir. Dolayısıyla bu ikinci versiyon için derleyicinin kimliğine dair herhangi bir bilgi elde etmek mümkün olmamıştır.

***

3. Versiyon:

Kızyandı Yaylası Efsanesi

 

Şarkışla'ya bağlı Cemel beldesinin güneyinde, “Kışla köyü ile sınır teşkil eden 200 dönümlük yaylanın adı bir efsaneye dayanmaktadır:

Kayseri'nin Sarız kasabasında bir çoban, ağasının kızına aşık olur. Kızda çobanı sevmektedir. Çoban ile ağanın kızı birbirleriyle evlenmek isterler. Çoban, annesini zorlayarak ağanın kızını istemeye ikna eder. Kadın gidip kızı ister; fakat ağa: “Sırtındaki çul benim çulum, yediği yal benim yalım; ben olmasam, ne yal ne de çul bulabilir. Utanmadan bir de kızımla evlenmek istiyor”, diyerek anasını kovar. Babasının o vermemesi halinde kaçmaya razı olacağına dair sevdiğinden söz alan çoban, o gece ağanın atlarından biriyle kızı kaçırır. Bir süre sonra kızının çobana kaçtığını anlayan ağa, adamlarını toplayarak kaçak aşıkların peşine düşer. İki aşık, sabaha karşı yorgunluktan bugün Cemel beldesi yakınlarında bulunan yayladaki haymalardan birinin dibinde uykuya dalarlar. Ağa ve adamları, iki aşığı orada yakalar. Ağa: “Kızımı bu çobana versem, koskoca ağa, utanmadan kızını çulsuz bir çobana verdi derler. Alsam götürsem, utanmadan kocaya kaçan kızını, kocasının koynundan alıp getirdi; şimdi de verebileceği bir enayi arıyor derler,” diye düşünerek adamlarına kızını ve çobanı oracıkta yakmalarını söyler. Ağanın adamları, kızı ve çobanı orada diri diri yakarlar. Bu olaydan sonra o yaylanın ismi “Kızyandı ” olarak kalır. Yaylanın ismi bazı Şarkışla türkülerinde de geçmektedir(*).

 

Not: Hayma; saman yapılmak üzere büyük yığın haline getirilmiş ot yığını. 

(*) “Şenol yaylam (Bedir Türküsü) bu olay üzerine bestelenmiştir.

 

Kaynak: Şarkışla Efsaneleri - Zekeriya Metin, Sayfa: 57 (Fırat Üniversitesi - Lisans Tezi), Elazığ, 1994

***

4. ve 5. Versiyon:

Emin Kuzucular'ın Kız-Oğlan Masalı ve Kızyandı Efsanesi adlı birbirinden farklı iki yazısı bulunmaktadır. Kız-Oğlan masalı Ulfani adlı delikanlı ile Kanak köyünden Sevlü adlı kızın arasındaki aşkı anlatır ve kışın donarak ölmeleri ile sonuçlanır. Ekin yığının arasında ölme motifi ise, Alpar ile Durna aşkının anlatıldığı Kızyandı öyküsünün sonunda yer almaktadır.

 

Kaynaklar:

Bir Şarkışla Efsanesi - Kız Oğlan Masalı, Sivas Folkloru, Mart 1978, Sayı: 24, Sayfa: 10-11 ve 23.

Bir Şarkışla Efsanesi - Kızyandı, Sivas Folkloru, Ağustos 1975, Sayı: 31, Sayfa: 13-16.

***

Özetle isimleri birbirine benzer (veya karıştırılmakta olan) en az iki efsane yörede mevcuttur. Taş kesilme, donarak ölme ve yanarak ölme / öldürülme ile biten sonuçlara farklı versiyonlar içinde rastlanmaktadır.